Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı yasa uyarınca tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında "14/09/2011" olan dava tarihi yerine "03/06/2014" ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Dava 466 sayılı Kanun hükümlerine dayalı tazminat istemine ilişkin olup; Ceza Genel Kurulunun 23/03/2010 tarih ve 2009/256 Esas ve 2010/57 sayılı kararına göre 466 sayılı Kanunun 2. maddesindeki üç aylık sürenin başlangıcı için 21/04/1975 tarih ve 3-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıf yapılarak kesinleşen beraat kararından davacının haberdar olmasının aranması gerektiği ve Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.05.2014 tarih, 2014/141 Esas, 2014/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların Yazı İşleri Yönetmeliğine göre süresinde tebliğ edilip kesinleşme tarihinden itibaren her halükarda 10 yıl, kesinleşmiş kararların tebliğinden itibaren ise 3 ay içinde tazminat davalarının açılması gerektiği şeklindeki kabulü dikkate alındığında, tazminat davasının dayanağı olan Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.03.2006 tarih, 2004/387 Esas – 2006/52 Karar sayılı beraat hükmünün 09.05.2006 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya (sanığa) veya vekiline tebliğ edilmediği, davacının, aynı dayanak beraat hükmünden dolayı 11.07.2006 tarihinde Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/310 Esas sayılı dosyasına konu tazminat istemine dair dava açtığı ve bu davanın 14.02.2008 tarihinde ret ile sonuçlandığı ve kararının 27.05.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının bukerre 14.09.2011 tarihinde mükerrer olarak eldeki iş bu davayı açtığı anlaşılmakla; davacı tarafın beraat hükmünün kesinleştiğini 11.07.2006 tarihinde öğrendiğinin ve davanın 3 aylık sürede açılması gerektiği ancak bu sürede açılmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahkemece davacı lehine tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy