Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Gerek davacı vekili tarafından ibraz edilen belgeler gerekse mahkemece temin edilen ve okunaklı olan evrakların incelenmesinde; PKK terör örgütü üyesi olmak ve kasten öldürme suçlarından açılan kamu davasında Diyarbakır 1 nolu Sıkıyönetim Mahkemesi'nin 09/07/1986 tarih, 1985/133 Esas - 1986/272 sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının temyizi üzerine Askeri Yargıtay 3. Dairesi'nin 03/11/1987 tarih, 1987/584 Esas – 1987/569 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, davacının tazminat talebine ilişkin davanın reddine dair 19/04/2013 tarihli ilk kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27/10/2014 tarih, 2014/4509 Esas – 2014/21004 Karar sayılı bozma ilamı sonrası Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24/12/2014 tarihli müzekkeresinde ''Hükümlü ...’in yasadışı PKK örgüt üyesi olmak suçundan Diyarbakır 1 nolu sıkıyönetim Mahkemesi’nin 1984/194 esas ve 1985/82 karar sayılı dosyasından tefrikle yine aynı mahkemenin 1985/133 sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonucunda sanığın beraatlerine karar verildiği, karar sonrası dosya temyiz edilmekle askeri Yargıtay Dairesi’ne gönderildiği, Askeri Yargıtay 3.Dairesi’nin 1987/584 esas 1987/569 karar sayılı ilamıyla sanık hakkındaki beraat kararı bozularak aynı Mahkemenin 1987/255 esas sırasına kaydı yapıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise bu dosyanın Mahkemenin 1990/15 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Dava dosyası Diyarbakır 1 nolu Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi'nin 1990/15 esas sırasına kayıtlı iken sıkıyönetim askeri mahkemelerinin lağv edilmesi sonucu dosyanın Mahkememize gönderildiği ve esasımızın 1994/60 esas sırasına kaydının yapıldığı, yapılan yargılama sonucu bir kısım sanıklar hakkında dosyanın tefrikine, sanık ... ve bir kısım sanıklar yönünden ise Mahkememizin görevsizliğine karar verildiği, Mahkememizin görevsizlik kararının kaldırılması üzerine bu kez esasımızın 2006/300 sırasına kaydının yapıldığı, hakkında yapılan yargılama sonucunda sanık hakkındaki dosya yeniden tefrik edilerek bu kez esasımızın 2007/431 sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmış olup, hükümlü ... bu suçtan dolayı 10/02/1981 tarihinde gözaltına alınıp, 31/03/1981 tarihinde tutuklandığı, 27/07/1981 tarihinde tahliye edildiği, bilahare 17/06/1982 tarihinde yeniden tutuklandığı ve 02/04/1986 tarihinde tahliye edildiği görülmüştür. Hükümlü ... hakkındaki Mahkememizin 20/11/2007 tarih 2007/431 esas 2007/462 karar sayılı kararı 28/11/2007 tarihinde kesinleşmiştir. Tutuklulukta geçirdiği sürenin başka bir cezasına mahsubuna karar verilmediği, ayrıca tazminata konu edilmediği görülmüştür.'' şeklinde cevap verildiği, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin bahse konu 20/11/2007 tarih, 2007/431 Esas - 2007/462 sayılı kararının incelenmesinde ise “askeri mahkemece adı geçenlerin bulunamaması nedeniyle haklarındaki evrakın tefrikine karar verilmiş ve bu sanıklarla ilgili dosyanın mahkememize geliş kaydına rastlanılmadığı, ancak sehven bu sanıkların isimlerinin esasa kaydedildiği” vurgulanarak, davacının da arasında bulunduğu bir kısım sanıklar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği görülmekle;
Kasten öldürme ve PKK terör örgütü üyesi olmak suçlarından hakkında iddianame düzenlenmiş ve tutuklu kalmış olmasına karşın, davacı hakkında verilen “karar verilmesine yer olmadığına” dair kararın, davayı sona erdiren bir karar niteliğinde olmadığı, bu kapsamda, üzerine atılı suçlara ilişkin tazminat davasına esas olayla ilgili olarak davacı hakkında ne şekilde hüküm tesis edildiği, bu hükmün kesinleşip kesinleşmediği araştırılıp, davanın süresinde açılıp açılmadığı ve tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi ve davacı ile ilgili gözaltı tutanağı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ile ceza yargılaması sürecinde tefrik kararları da dahil olmak üzere verilen tüm kararların Yargıtay denetimine olanak verecek ve okunaklı şekilde onaylı örneklerinin dosya içine alınması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile ve hükmün esasını oluşturan kısa kararda davanın süre yönünden reddine karar verilmesine karşın hükmün gerekçesinde ''davacının tutuklu yargılandığı dava sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine dair bir karar verilmediği, dolayısıyla davacının haksız gözaltı veya tutukluluk nedeniyle tazminat davası açma şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından'' bahisle davanın reddine karar verildiğinin belirtilmesi,
2- Davacının tazminat talebine ilişkin davanın ilk aşamada mahkemenin 2012/24 sayılı esasına kaydedilmesinden sonra tazminat talebinin dayanağı olan ceza yargılamasının diğer bir sanığı olan...'in tazminat talebine dair mahkemenin 2012/23 esasında kayıtlı tazminat dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, daha sonrasında ise yeniden tefrik kararı verildiği dikkate alındığında tefrik kararı öncesindeki tüm dosya evraklarının onaylı birer suretinin dosya içerisine alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy