Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 20.454,44 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/3. maddesi gereğince aynı tarifenin üçüncü kısmındaki oranlar üzerinden hesaplama yapılarak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, bu miktarın altında kalacak şekilde 3.000 TL vekalet ücretine hükmolunması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan beraat kararının başlığında davacının 02.07.2006 – 04.08.2006 tarihleri ile 15.08.2006 – 26.01.2007 tarihleri arasında tutuklu kaldığının belirtildiği,...K1 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 25.02.2015 tarihli yazısında ise davacının 02.07.2006 tarihinde tutuklanarak 08.08.2006 tarihinde tahliye edildiği şeklinde cevap verildiği dikkate alındığında, davacının tutuklu bulunduğu döneme ilişkin olarak tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, tutuklama müzekkere ya da müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Tutuklandığı tarihte Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Habur Tasfiye İşletme Müdürlüğünde geçici işçi olarak çalışan davacının tutuklu kaldığı 02.07.2006 – 04.08.2006 tarihleri ile 15.08.2006 – 26.01.2007 tarihleri arasında çalışmış olsaydı gelir ve damga vergisi ve benzeri kesintiler yapıldıktan sonra kendisine ödenecek net maaş, sosyal yardım, yemek yardımı, devlet ikramiyesi ve sendika ikramiyesi miktarlarının 19.01.2015 tarihli cevabi yazı ve ekleri de müzekkereye eklenerek ilgili kurumdan sorulup tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilip davacının gelir kaybı ile kıdem tazminatının ödenmesine ilişkin olarak bir dava açıp açmadığı, açılmış olması halinde sonucu da araştırılarak ilgili hususların tespit edilmesi sonrası yeniden bilirkişi raporu alınarak maddi tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
3- Tazminat talebinin dayanağı olan beraat kararının başlığında davacının gözaltına alındığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmediği de dikkate alınarak, davacı ile ilgili yakalama ve gözaltı evraklarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içerisine alınarak davacının gözaltına alınıp alınmadığı, alınmışsa gözaltı tarihinin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına 28.06.2006 tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy