Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 63. maddeleri gereğince 3000 TL adli para cezası
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki ticari taksiyle tek yönlü 3 şeritli asfalt kaplamalı eğimsiz, kuru yüzeyli, sağ yanda yaya kaldırımı ve yaya yolu olan yolda güdüzün açık havada seyri sırasında köprü altına 20 metre kala yolun sağında otobüsten inen katılanların köprü altına doğru ilerlediği köprü altına geldiklerinde karşıdan karşıya geçmek isteyen katılanlara yolun sol bölümünde 11.20 metre fren iziyle çarparak katılan ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudundaki kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi 2. derece olacak şekilde, katılan ...'ın ise hayati tehlike geçirecek ve vücudundaki kırıkların kayati fonksiyonlarına etkisi 3. derece olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda, vaktin gündüz oluşu, yayaların hareket şekli dikkate alındığında müteyakkız hızda seyretmesi durumunda kazayı önleyebileceği halde müteyakkız hızda seyretmediği, etkili tedbir almadığı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile kazada tali kusurlu halde, olayın gerçekleşme biçimi ve katılanların yaralanma dereceleri değerlendirilerek temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da gözetilmek suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığa verilen adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine yönelik ihtaratın belirtilmemesi suretiyle TCK'nın 52/4. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 5. bendinden sonra gelmek üzere “ Sanığa verilen adli parar cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceleceğinin TCK'nın 52/4. maddesi gereğince ihtaratına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy