Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 628,24 -TL maddi,
285,00 -TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak
davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, "Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine, ''Haksız tutuklama nedeniyle maddi manevi tazminat talebi'', hüküm fıkrasının 4'nolu paragrafında "3.000,00 TL maktu vekalet ücreti" yerine "3.000,00 TL nispi vekalet ücreti " ibarelerine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlıkları olarak kabul edilmiştir.
21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve kısa kararda hükmolunan tazminat miktarına göre, hüküm davalı hazine yönünden kesin nitelikte ise de, hükmün davacı vekili tarafından süresinde temyiz edildiği, dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının reddedilen bölümünün temyiz sınırının üzerinde olması ve davacı vekili tarafından bu bölümün temyiz edilmesinin davalı Hazine vekiline davacı vekilinin temyiz dilekçesine Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine uygun olarak katılma yoluyla hükmü temyiz etme hakkı vereceği, davalı Hazine vekilinin yokluğunda verilen hüküm ile birlikte davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine tebliği üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği, bu kapsamda hükmün davalı Hazine yönünden de temyizi kabil hale geldiği belirlenerek;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi nedeniyle tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayacak şekilde az tayini,
2- Davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanacak 500,50-TL’nin kazanç kaybı olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda belirlenen miktarın hükme esas alınması suretiyle kazanç kaybının fazla tayini,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 08.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy