Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...’in TCK'nın 179/3-2 ve 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına, TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin tatbik edilmesine dair Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli, 2014/978 esas, 2014/174 karar sayılı (Kapatılan Nazilli 3.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 15.05.2014 tarihli,2014/278 esas,2014/577 karar) kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 12.05.2016 tarihli ve 2015/9387 esas, 2016/8460 sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmesini müteakip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, özetle; temyiz incelemesinden geçen Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli, 2014/978 esas, 2014/174 karar sayılı kararında,
“8-Sanık hakkında Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04/02/2010 Tarih, 2009/10 Esas ve 2010/55 Karar sayılı ilamı ile "Kasten Yaralama" suçundan 5237 sayılı TCK'nın 86/2, 86/3-a-e, 35/2, 62, ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 28/05/2013 Tarih, 2012/21938 Esas ve 2013/22096 Karar sayılı ilamı ile onananarak aynı tarihte kesinleştiği, anlaşıldığından sanığın İKİNCİ KEZ MÜKERRİR SAYILMASINA “şeklinde kurulan hükümle sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına dayanak teşkil eden
Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04/02/2010 Tarih, 2009/10 Esas ve 2010/55 Karar sayılı 28/05/2013 tarihinde kesinleşen ilamında sanık ile ilgili olarak verilmiş bir mükerrerlik kararı bulunmaması nedeniyle sanık hakkında birinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesine dayalı olarak Dairemizin 12.05.2016 tarihli ve 2015/9387 esas, 2016/8460 sayılı kararına itiraz edilmekle, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun'un 99. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesine eklenen (2) ve (3). fıkra hükümleri uyarınca itiraz konusu değerlendirildi:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının haklı nedenlere dayandığı anlaşılmakla,
Gereği düşünüldü:
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2- İnfazda oluşacak tereddütlerin giderilmesi amacıyla ve bir hükümle ilgili birden fazla karar bulunmasının karışıklığa yol açacağı da gözetilerek, Dairemizin 12.05.2016 tarihli ve 2015/9387 esas, 2016/8460 sayılı ONAMA kararının KALDIRILMASINA,
3-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin Nazilli 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli, 2014/978 esas, 2014/174 karar sayılı hükmü, sanığın temyizi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına dayanak teşkil eden Nazilli 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 04/02/2010 Tarih, 2009/10 Esas ve 2010/55 Karar sayılı 28/05/2013 tarihinde kesinleşen ilamında TCK'nın 58. maddesinin uygulanmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında itiraza konu karardan önce hükmedilmiş bir mükerrerlik kararı bulunmadığından dolayı, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümde birinci kez tekerrür hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün gerekçe kısmının son paragrafındaki ve hüküm fıkrasının tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin 8 numaralı bölümündeki, “sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına” ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy