Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk : ...
Katılanlar : 1- ..., 2- ...
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 31/2, 62, 50/3, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
04.01.2013 günü saat 13:00 sıralarında, suça sürüklenen çocuk sürücü ... in idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içinde, 11 metre genişliğinde, iki yönlü, dik çıkış eğimli, sola virajlı yolda seyrederken, ... Aile Sağlığı merkezi önüne geldiğinde 2001 doğumlu yaya ...’ya yol üzerinde çarparak yayanın hayati tehlikeye, 6. derece kemik kırığına, sabit ize ve işlev zayıflamasına neden olduğu olayla ilgili olarak hükme esas alınan bilirkişi raporunda yayanın yol içinde yürümek kusurunu ihlal ettiği belirtilerek sanığa tali kusur izafe edildiği, ancak yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarında yayanın yolun karşısına geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini söylemeleri karşısında, kusur oranının net şekilde tespiti için olaya ilişkin CD görüntüleri de incelenmek suretiyle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alındıktan sonra, suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Kaza neticesinde mağdurun hayati tehlikeye, sabit ize, 6. derece kemik kırığına ve işlev zayıflamasına neden olacak şekilde yaralanmış olması nedeni ile temel cezadan artırım yapıldığı sırada, uygulama maddelerinin TCK'nın 89/2-a-b-d-e yerine TCK'nın 89/2. maddesi şeklinde eksik gösterilmesi sureti ile CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-5275 sayılı Kanunun 106/4. maddesi gereğince çocuklar hakkında hükmedilen adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde, bu cezanın hapse çevrilemeyeceğinin, bu takdirde aynı maddenin onbirinci fıkrası hükmü gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kararına Uygundur M-O
Yazı İşl. Md.
Full & Egal Universal Law Academy