(5271 S. K. m. 141)
Dava: Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan 999,29 TL yerine, hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak bu miktarın altında kalacak şekilde 907,69 TL olarak tayin edilmesi, temyiz eden tarafın sıfatı dikkate alınarak, bozma nedeni yapılmamış, 13/07/2009 tarihli vekaletnameye dayanılarak, dava açıldığı halde, davacı ile vekili arasında ki vekalet ilişkisinin sona erdiğine dair dosya kapsamı itibariyle herhangi bir iddianın ileri sürülmemesi ve bu hususla ilgili bilginin bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki 1 numaralı, Ulusal yargı ağı sistemi üzerinden yapılan incelemede, aynı sebebe dayalı olarak davacı adına açılmış başka bir tazminat dosyasının bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki 2 numaralı, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarının hak ve nasafet ilkelerine uygun olduğu değerlendirildiğinden, tebliğnamedeki 3 numaralı bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sonuç: Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 09.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy