Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 51/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesi için öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiği; bununla beraber CMK'nın 231/6-c maddesinde belirtilen "suçun işlenmesi ile mağdurun yada kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki haline getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" hususunun, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararı ifade ettiği, dosya kapsamında her ne kadar katılanlar vekilince suç dolayısıyla katılanların uğradığı zararın sanık tarafından karşılanmadığı belirtilmişse de yine katılan vekilince sanık tarafından uğranılan zararların karşılanması için bir takım girişimlerde bulunulduğunun da belirtildiği, mahkemece suç dolayısıyla oluşup basit bir araştırma ile belirlenebilecek zararın tespit edilerek sanık tarafından katılanlara ödenip ödenmeyeceğine ilişkin bir bildirimde bulunulmadığı, katılanlarca sanıktan talep edilen suç dolayısıyla oluşan somut ve belirli bir zarar talebinin bulunmadığı gözetilerek, suç tarihi itibari ile sabıkası bulunmayan ve hakkında belirlenen cezada takdiri indirim uygulanan sanık hakkında "kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması" öznel koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Gerekçeli kararın hüküm kısmında ve kısa kararda, sanığın sürücü belgesinin ne kadar süre ile geri alınmasına karar verildiği belirtilmemesine rağmen, kararın gerekçe kısmında sanığın sürücü belgesinin 4 ay süre ile geri alındığı belirtilerek, gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması,Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy