Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1,50/1-a,52. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanığa ait cilt evi çalışanlarından olan ölenin olay günü saat 16.30 sıralarında, tanık ... ile birlikte iş yerinin önünde arabadan mal indirdikleri esnada rahatsızlanması üzerine tanık İlyas'ın öleni tutarak yavaşça yere yatırıp sanıktan yardım istediği, bu sırada iş yerinin karşısında tesadüfen bulunan bir doktorun ölene müdahalede bulunduğu, daha sonra da olay yerine gelen ambulans ile götürüldüğü hastanede vefat ettiği olayda; dosya içeriğine göre 1,5 aydır sanığın iş yerinde çalıştığı anlaşılan ölenin, yapılan ölü muayenesi ile kalp krizi sonucu öldüğünün tespit edildiği, eşinin beyanına göre tansiyon hastası olup iş yerinde zaman zaman kalp sıkışıklığı yaşayan ölenin, kalp krizi geçirerek vefat etmiş olması da göz önüne alındığında, ağır ve tehlikeli işler kapsamında olan işe girişte yüksek tansiyon ve kalp rahatsızlığı olduğunu belirtir ve aynı zamanda ağır ve tehlikeli işler kapsamında olan iş yerinde çalışmaya uygun olup olmadığına ilişkin sağlık kuruluşundan alınmış resmi belgenin bulunmaması da göz önüne alındığında, sanığın kusurlu olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmesine ilişkin Mahkeme'nin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, illiyet bağı bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi akabinde taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infazı kısıtlar biçimde ve ilgili maddedeki düzenlemeye aykırı olarak ''taksitlerin birinin süresinde ödenmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtar edilmesine'' karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 5. paragrafındaki ''taksitlerin birinin süresinde ödenmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceğinin ihtar edilmesine'' ibaresi hükümden çıkarılarak yerine ''TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 22.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy