Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: TCK’nın 89/1, 89/2-b, 22/3, 62/1, 52/2-4. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın idaresindeki araç ile seyir halinde iken, olay mahalli ışık kontrollü kavşakta saat 00.40 sıralarında kırmızı ışık ihlali yaparak, katılan ... yönetimindeki ve...yönetimindeki araçla çarpışması şeklinde gerçekleşen olayda, ...’un aracında yolcu olarak bulunan...’ın basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde, ...’ın ise 1. derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralandığı olayda, TCK'nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olduğu, mağdur ...’ın kovuşturma aşamasında şikayetinden vazgeçtiği, sanığın yalnızca ...’ın nitelikli şekilde yaralanması nedeniyle TCK'nın 89/1, 22/3, 89/2-b maddeleri gereğince cezalandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamedeki TCK'nın 89/4. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, zararın sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Tam kusurlu olarak bir kişinin birinci derece kemik kırığına neden olacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, alt sınırdan ayrılarak ceza tayininde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi göz önüne alınarak adalet, hakkaniyet ve nesafet kurallarına uygun makul bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanığa fazla ceza tayini,
2- Sanık hakkında tayin edilen temel cezanın bilinçli taksirle artırılması sırasında, somut gerekçesi de gösterilmeksizin ve sanığın hızına ilişkin bir tespitin de olmaması karşısında; TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca temel cezanın 1/2 oranında artırılmak suretiyle fazla ceza tayini,
3-TCK'nın 61/2. maddesine aykırı olarak TCK'nın 22/3. maddesinin TCK'nın 89/1. maddesi gereğince belirlenen temel cezadan sonra uygulanması yerine, 89/2-b maddesinden sonra uygulanması,
4-Hükmün esasını oluşturan kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının hükmün 7. bendinde taksitlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği halde, hükmün 8. bendinde taksitlendirilmesine karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye ve infazda duraksamaya neden olunması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 12.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.