Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanıklar hakkında; CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatlerine ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların kusurlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın, 24.01.2008 tarihinde Ankara Üniversitesi... Hastanesi Üroloji Polikliniğine sağ testisin torbasına inmediği ancak elle bastırılması sonucu yerine indiği şikayeti ile başvurduğu, aynı gün hakkında suç duyurusunda bulunulan doktor ... tarafından yapılan muayenede sağ testisin skrotum içinde olduğu, sağ inguinal kanal ağzı hizasında kitle, sol testisin ise palpe edilmediğinin tespit edildiği, 08.02.2008 tarihli ultrasonda ise sol testisin yerinde olduğu, sağ inguinal kanal orta kesimde 16/25/40 mm boyutlarında kistik oluşum belirlendiği, ilk muayene bulgularıyla ultrasyon raporunun uyumlu olmaması üzerine sanık doktorlar tarafından katılanın fiziki olarak muayene edildiği ve ilk muayene bulgularının doğru olduğu sonucuna varılarak 19.02.2008 tarihinde sağ kasık bölgesindeki kistin alınması için ameliyat edilerek 21.02.2008 tarihinde taburcu edildiği, katılanın 24.02.2008 tarihinde, sağ skrotumda şişlik, ağrı şikayeti ile anılan hastaneye tekrar başvurması üzerine yapılan muayenede sağ testis torsiyonu teşhisi konarak tedaviye başlandığı, bu sırada yapılan tetkiklerde ise, ameliyattan önce tespit edilen spermlerin, ameliyattan sonra tespit edilmediği ve bu şekilde katılanın yaralanmasının gerçekleştiği olayda; Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 26.06.2013 tarihli raporunda '' 18.02.2008 tarihinde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Kliniğine sol inmemiş testis ve sağ funikulus kisti tanısı ile yatırıldığı, 19.02.2008 tarihinde ameliyata alındığı sağ funikulus kist eksizyonu yapıldığı, bu ameliyattan 5 gün sonra sağ testis torsiyonu geliştiği, geç müracaatı nedeniyle bu testis torsiyonu cerrahi olarak düzeltilmediği, manuel detorsiyon ve medikal tedavi yapılandığı anlaşılan ... oğlu 1990 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerin incelenmesi sonucunda;
1-Kişiye 08.02.2008 tarihinde ... tarafından skrotal USG yapıldığı, sol testisin yerinde olduğu belirtilmiş olmasına rağmen, daha sonraki muayene, ameliyat bulguları ve görüntülemelerde sol testisin skrotumda olmadığının anlaşıldığı,
2-Kişinin sağ kasığında bulunan kistin boşaltılması sırasında bir testisin soldan alınarak sağa geçirilmesinin tıbben mümkün olmadığı
3-Sağ taraftaki kordon kisti ameliyatından beş gün sonra ortaya çıkan sağ testisin zarar görmesi ile neticelenen testis torsiyonu bir komplikasyon olarak ortaya çıkabileceği gibi, ameliyattan bağımsız olarak da gelişmiş olabileceği, kişide oluşan testis torsiyonunun takip ve tedavisinin tıp kurallarına uygun yapıldığı''' belirtilmiş ise de, katılanlar tarafından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü aleyhine açılan Ankara 2. İdare Mahkemesi'nde görülen dava sonucunda verilen kararın, Danıştay 15. Dairesi 'nin 05.05.2016 tarih, 2013/13516 esas- 2016/3192 karar sayılı ilamı ile anılan olaya ilişkin olarak Adli Tıp Genel Kurulu'nda aldırılacak rapora göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulduğu görülmekle, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce Danıştay ilamı doğrultusunda aldırılan Adli Tıp Genel Kurul raporunun dosyaya celbi sağlandıktan sonra sanıkların kusur durumları hakkında hukuki değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında beraat hükmün kurulması ,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy