Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç:Taksirle öldürme, Suç üstlenme
Hüküm:Sanık ... hakkında; TCK'nın 270/1-1. ve 2. cümle, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında; Taksirle öldürme suçundan beraat
Taksirle öldürme suçundan suça sürüklenen çocuğun beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından; suç üstlenme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm ise sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün temyizen incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün yargılama giderlerine ilişkin paragrafından sonra gelmek üzere ''Kendisini vekil ile tayin ettiren katılan lehine 1500 TL vekalet ücretinin sanık ...'dan alınarak katılana verilmesine'' cümlesinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün sanık ... yönünden DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2)Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükmünün temyizen incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü suça sürüklenen çocuğun tarladan toplanan domates yüklü çuvallara yaklaştırmak üzere traktör ve arkasında bulunan römorku yaklaşık bir metre ileri hareket ettirdiği esnada, römorkun altında uyumakta olan 2003 doğumlu ...'nın üzerinden geçerek ölümüne neden olduğu olayda; tarlada çalışanlar olduğundan ve onların çocuklarının etrafta oynadığından haberdar olan suça sürüklenen çocuğun, traktörü hareket ettirmeden önce aracın çevresini kontrol etmesi, etrafta kimsenin olmadığından emin olduktan sonra traktörü hareket ettirmesi gerekirken, bu hususa riayet etmeyerek kusurlu olduğu, bu hususun soruşturma aşamasında düzenlenen 12/08/2008 tarihli bilirkişi yemin ve inceleme tutanağı içeriği ile de sabit olduğu anlaşılmakla, öncelikle 08/11/1993 doğumlu olup suç tarihi itibarı ile henüz 15 yaşını doldurmadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nın 31/2. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin var olup olmadığı konusunda, dosyada bulunan 01/12/2014 havale tarihli psiko-sosyal değerlendirme raporuda gözetilerek, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ile neticesine göre ölüm neticesinden sorumlu suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, oluş ve dosya kapsamına uygun olmayan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 23/10/2014 tarihli raporuna dayanılarak suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy