Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin,16.02.2015 havale tarihli temyize cevap dilekçesinin temyizden vazgeçme niteliğinde olmadığı, sanık müdafinin temyiz dilekçesindeki beraat talebine karşı sanığın olayda kusurlu olduğuna ve taksirle öldürme suçundan mahkum edilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmakla; teblignamede katılan vekilinin, temyiz talebinden vazgeçtiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
...'in, 23.07.2012 tarihinde idrar yaparken yanma, kesik kesik idrar yapma, sık idrara çıkma şikayeti ile Özel ... Hastanesi'ne başvurduğu ve burada üroloji doktoru olan sanık doktor tarafından muayene edilerek prostat tanısı konulan hastanın aynı gün ameliyata alındığı, ameliyat sonrası postop hematürisinin oluşması üzerine Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevkinin yapıldığı ve burada yapılan takipler sonucu saat 24.07.2012 tarihinde saat 04.00 sıralarında kardiyopulmoner arrest sonucu öldüğü olayda, 22.05.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi ve 14.08.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda '' Kişinin Sivas ... Hastanesinde muayenesinin yapıldıgı gerekli konsültasyonların yapılmış olduğu, tetkiklerinin yapılarak tanı konuldugu ameliyat endikasyonu uygun oldugu ameliyatın uygun oldugu ameliyat öncesi yapılan kan tetkiklerinin Hgb 18 ve Htc 56) normal olmakla birlikte prostat ameliyatları sonrasında komplikasyon olarak ameliyat bölgesinde kanama oluşabileceği tıbben bilindiginden ameliyatın acil olmaması da dikkate alındığında ameliyat öncesi kan temin edilerek ameliyatın yapılması gerektiginden kanama ortaya çıkması üzerine kanın temini için gerekli çabaların gösterildiği ancak kan temininde gecikme olduğu cihetle ameliyat öncesi kan temin edilmeden ameliyata alınması nedeniyle ameliyatı yapan Uz. Dr. ...'ın kusurlu oldugu, '' nun belirtildiği görülmekle,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, mahkumiyet kararının kanuna aykırı olduğuna, katılan vekilinin, cezanın alt hadden tayin edildiğine, adli para cezasına çevrilme hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapse çevrileceğinin ihtarı yerine infazı kısıtlar biçimde “hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün 4.paragrafındaki “hapse çevrilmesine” ibaresinin çıkarılarak yerine “hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına ” cümlesinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy