Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
12.09.2012 günü saat 15.10 sıralarında, sanık sürücü ...’in yönetimindeki çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile yerleşim yeri dışında, 7 metre genişliğinde, bölünmüş, hafif viraj ve hafif eğimli yolda Isparta istikametinden Bucak istikametine seyir halinde iken, olay mahalli ışık kontrollü dönel kavşağa geldiği esnada, aracının sol ön kısmı ile, Antalya istikametinden gelip Burdur şehir merkezine sola dönüş yapan katılan sürücü ... idaresindeki otomobilin sağ yan kısmına kavşak içerisinde çarpması neticesinde ... ve aynı araçta bulunan eşi ... ve oğlu ...’ün basit tıbi müdahale ile giderilecek şekilde yaralandıkları olayda, her iki sürücünün yeşil ışıkta geçtiklerini beyan etmeleri, tanık ...’nun ise “müştekileri ve sanığı tanımıyorum. Olay günü de Antalya'dan Burdur'a cenazem olduğu için gidiyordum. Antalya Burdur kavşağında olan olayda ben birbir şahit olmadım. Olay olduktan sonra gördüm. Ancak tahminime göre jip'in Antalya yolundan Burdur istikametine döndüğü sırada diğer istikametten Antalya'ya gelen tır orada ona çarpmış. Ben olayı olduktan sonra gördüm. Kamyona yanan lamba ile bana yanan lamba aynı anda yanıyorsa hata ondadır diye tahmin ediyorum.” şeklindeki yeminli anlatımı karşısında, olayın oluş şekli ve kusur durumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacıyla, sinyalizasyon sisteminin çalışma şekli, ışıkların yanma süresi ve sıralamasının olay gün ve saati itibariyle nasıl düzenlendiği hususunun ilgili kurumdan sorularak, taraflar ve tanık eşliğinde mahallinde keşif icra edilip, Karayolları trafik fen heyeti veya üniversitelerin konu ile ilgili bölümlerinden uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılıp, alınacak rapordan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının taksitlerinden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ihtaratı ile yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde “taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada tahsiline” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince CMUK'un 326/son maddesi gözetilerek isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy