Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 1-Sanık ... hakkında TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62,51/1.maddeleri gereğince mahkumiyet
2-Sanık ... hakkında CMK'nın 223/7.maddesi gereğince davanın reddi
Taksirle yaralama suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine, sanık ... hakkında ise davanın reddine ilişkin hükümler, sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık ... hakkında davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında açılan davanın, aynı eylem nedeniyle kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının mevcut olduğu gerekçe gösterilerek mahkemece reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafiinin sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, davanın reddine ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Asli kusurlu olarak katılanın yaralanmasına sebebiyet verdiği belirlenen sanık hakkında TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedildiği gözetilerek, tebliğnamede ceza miktarına ilişkin olarak bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin bilinçli taksir hükümleri oluşmasına rağmen uygulanmadığına, sanık hakkında erteleme kararı verilmemesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (b) bendinde yer alan ''suçun işlenmesinde kullanılan araç'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olduğundan, hüküm fıkrasının temel cezanın belirlenmesine ilişkin ilk bendindeki ''suçun işlenmesinde kullanılan araçlar” ibaresinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy