Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/4, 23/3, 62, 53/6 .maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Olay gecesi 2.74 promil alkollü olan sanık sevk ve idaresindeki otomobille, aydınlatması bulunan, iki yönlü cadde üzerinde seyirle, ışıksız üç yönlü kavşağa geldiğinde, mevcut hızıyla kontrolsüz şekilde sol tarafa doğru direksiyon manevrası yapıp karşı yönden gelen araç trafiğinin kullandığı şeride geçerek aracının sol ön yan kısmıyla, önce karşı yönden gelen ... idaresindeki otomobilin sol ön yan kısmına, akabinde de müşteki ... idaresindeki aracın ön kısımlarına çarpması şeklinde meydana gelen ve sanıktan şikayetçi olan üç kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda, eylemin doğru nitelendirilerek kül halinde bilinçli taksirle yaralama suçunu oluşturduğuna ve sanığın asli kusurlu olduğuna yönelik mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak bilinçli taksir koşullarının bulunduğu olayda, sanık hakkında tayin edilen temel cezadan bilinçli taksir hükümleri gereğince arttırım yapılması sırasında uygulama maddesinin yanlış gösterilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm bölümünün ikinci paragrafındaki ''TCK 23/3'' ibaresinin ''TCK'nın 22/3'' olarak değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy