Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm:TCK'nın 89/1, 89/2-b, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 11.50 sıralarında sürücü ...'ın idaresindeki otomobil ile meskun mahalde bulunan, bölünmüş, tek yönlü, asfalt-kuru zeminli yolda, kendisine hitap eden fasılalı sarı ışığın bulunduğu olay mahalli dört yönlü kavşağa geldiğinde, istikametine göre sol taraftan fasılalı kırmızı ışığı dikkate almadan kavşağa giren sanık sürücü ...'ın idaresindeki kamyonet ile çarpıştıkları, sanık ...'ın aracında yolcu olarak bulunan müşteki ...'un birinci derece kırık oluşacak şekilde yaralandığı, müştekinin 29/03/2013 tarihli kolluk beyanında "yaralanmasına neden olan karşı taraf araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu" belirttiği, sanık ... hakkında bir şikayet beyanında bulunmadığı, her iki sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 29/04/2013 tarihinde iddianame düzenlendiği, İstanbul Anadolu 37. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/178 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile sanık ... hakkında şikayet olmadığı halde dava açılması sebebiyle iddianamenin iade edildiği, Cumhuriyet savcısının 09/05/2013 tarihli itirazı ile "sanık ...'ın fasılalı kırmızı ışıkta kavşağa girdiği ve müştekide kemik kırığı bulunduğu, bu kapsamda 89/5 maddesi gereği şikayet aranmayacağı, bilinçli taksirin bulunup bulunmadığının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesinin belirtildiği ve İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 10/05/2013 tarih ve 2013/91 sayılı Değişik iş kararıyla itirazın kabulü ile iddianamenin iadesi kararının kaldırıldığı, yapılan yargılama sırasında müştekinin 23/01/2014 tarihli celsede her iki sanık hakkında şikayetçi olduğu ve her iki sanığın da mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanık ...'ın aracına hitaben yanan fasılalı kırmızı ışığın, bu yönlerden seyreden sürücülere geldikleri yolun tali, girecekleri yolun ise ana yol olduğunu belirtip, ana yoldan seyreden sürücülere geçiş hakkını tanıyacak şekilde kavşak girişinde durduktan sonra trafiğin müsait anını gözetleyerek çok dikkatli bir şekilde kavşağa girmelerini belirttiği, bu sebeple fasılalı kırmızı ışıkta kavşağa girmesi şeklindeki eylemin bilinçli taksirin koşullarını oluşturmadığı, bu halde sanık ...'ın üzerine atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89. maddesinde hükme bağlandığı ve aynı maddenin 5. fıkrası gereğince 1. fıkrası kapsamı dışında bulunan bilinçli taksir hali hariç TCK'nın 73/1-2. maddesi uyarınca 6 aylık şikayet süresine tabi olduğu, müştekinin şikayet süresi geçtikten sonra 23/01/2014 tarihli celsede şikayetçi olması karşısında, kamu davasının düşmesine kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde yargılamaya devamla sanık ...'ın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki davanın, müştekinin, süresinde geçerli bir şikayet beyanında bulunmaması nedeniyle TCK'nın 73/4. ve CMK'nın 223. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.