Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1-3.b, 62, 50/1, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1)Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin hükmü temyiz etmesinden sonra, Uyap sistemine kaydedilen 10/11/2015 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragate yetkisi bulunan katılan vekilinin sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş olması nedeniyle katılma kararının hükümsüz kaldığı, katılan ...'ın, katılan sıfatını kaybetmesi nedeniyle vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, hükme yönelik temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre, katılanın sanığın sahibi olduğu markette işçi olarak çalıştığı, olay tarihinde katılanın kıyma makinesinde kıyma çektiği sırada makineye elini kaptırdığı ve Eskişehir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 07/12/2012 tarihli raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, vücudunda kemik kırığı oluşacak, kırığın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek ve sağ el ampütasyonu nedeniyle işlev yitimi niteliğinde olacak şekilde yaralandığı olayda, sanığa atılı taksirle yaralama suçunun TCK'nın 89/5. maddesi uyarınca takibinin şikayete tabi olduğu, 25/12/2012 tarihli vekaletname içeriğine göre feragat yetkisi bulunan katılan vekili avukat ...'nun hüküm verildikten sonra mahkemeye sunduğu 10/11/2015 havale tarihli dilekçe ile sanık hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiğini beyan ettiği, sanık müdafiinin ise 20/11/2015 havale tarihli dilekçesi ile katılan vekilinin dilekçesini ek yaparak "katılanın tüm maddi ve manevi zararlarının sanık tarafından giderildiğini ve katılanın şikayetten vazgeçtiğini, gereğinin yapılmasını" beyan ettikleri, bu şekilde katılanın şikayetten vazgeçmesinden haberdar oldukları ve kabullerinin bulunduğu anlaşılmakla, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki davanın TCK'nın 73/4. ve CMK'nın 223. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE; 04/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy