Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : Sanıklar hakkında; TCK'nın 89/1-2-a-b-c-d-e, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Temyiz edenler : Sanıklar müdafi, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanıklar müdafi, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin, gerekli tedbirlerin alındığına, katılan vekilinin, sanıklar hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahalli Cumhuriyet savcısının, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık ...'ın ....Sistemleri Limited Şirket'in sahibi olduğu, sanık ...'in anılan şirkette sıhhi tesisatçı olarak çalıştığı ve hakkında takipsizlik kararı verilen .... apartmanının yöneticisi ... ile 05.09.2009 tarihinde imzaladığı sözleşme ile anılan apartmanın kazan tesisatının tadilat işini şirket adına aldığı, olay tarihinde anılan şirketin çalışanlarının apartmanın yaya kaldırımı üzerinde binanın bodrum katına açılan saçtan yapılma kapaklarını açarak malzemeleri kazan dairesine indirdikleri esnada, kaldırımda yürümekte olan 4 yaşındaki çocuğun açık olan kapaktan düşerek nitelikli şekilde yaralandığı olayda; olay tarihinde düzenlenen Görgü Tespit Tutanağında, anılan kapağın açık olduğunun ve yapılan çalışmaya ilişkin alınmış herhangi bir tedbirin olmadığının tespit edildiği, 29.01.2013 tarihli iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen raporda, sanıkların, almaları gereken önlemleri almamaları nedeniyle kusurlu olduklarının belirtildiği yine iş güvenliği uzmanı tarafından 21.05.2013 tarihinde düzenlenen raporda ise sanık ...'in kusurlu olduğunun, sanık ...'ın çalışmadan haberdar olmaması nedeniyle kusursuz olduğunun belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sanıkların kusur durumlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için dosyanın bir kez de 3 kişilik bilirkişi heyetine gönderilerek sanıkların kusur durumları hakkında rapor aldırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespitinin yapılması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-İddianame sanıklar hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, mahkemece bu konu hakkında değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy