Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1. maddesi gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın suç tarihinde sürücü belgesi olmaksızın kullandığı araç ile tek yönlü, üç şeritli yolda, seyir halindeyken, dosya kapsamında mevcut delillere göre, bilinmeyen bir nedenden dolayı sanığın kullandığı araç ile tanık ... kullanımındaki içinde 16 kişinin bulunduğu servis aracını selektör yapıp korna çalarak rahatsız ettiği, tanık Necati'nin sol şeride geçerek yol verdiği, sanığın bu kez orta şeritten sol şeritteki diğer aracın önüne geçerek ani fren yapıp yavaşladığı, tanık ...'nin de sağ şeride geçerek seyrine devam ettiği, ardından sanığın el kol hareketleri yapıp aracı ile diğer aracı sıkıştırmaya çalıştığı ve diğer araca daha çok yanaştığı, bu esnada da tanık Necati'nin aracının sol arka tekerine çarptığı ve aracın savrulup yolun sol tarafındaki bariyerlere çarparak durduğu, akabinde de sanığın olay yerinden kaçtığı ve kendi beyanına göre alkollü olduğu anlaşılan olayda; sanığın anlatılan eylemini kasten işlediğinin kabulü ile ve müştekinin yaralanmasının niteliğine göre TCK'nın 86/2. maddesi esas alınmak sureti ile bir hüküm kurulması gerekirken, eylemin taksirle işlendiğinin kabulü sureti ile suç niteliğinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (f) bendinde yer alan “kastın yoğunluğu" gerekçesine dayanılmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince aynı Kanunun 326/son maddesi gözetilerek isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy