Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: TCK'nın 134/1, 53/1-2-3, 54. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Mağdur ..., duruşmanın 28.02.2014 tarihli ilk oturumunda, sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ederek davaya katılma talebinde bulunduğu halde, şikayetçinin bu istemi hakkında bir karar verilmeyerek CMK'nın 238/3. madde ve fıkrasına aykırı hareket edilmesi,
2- 5560 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı soruşturma evresinde CMK'nın 253. maddesi uyarınca sanıkla şikayetçi arasında uzlaştırma işlemi sağlanmadan dava açılması, yargılama aşamasında da aynı Kanun'un 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmemesi,
3- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde, kişilerin özel hayatının gizliliği ihlal edildiği takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesinde, gizliliğin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleşmesi halinde, bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüş iken, 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikle TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesindeki ceza miktarı bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş, aynı madde ve fıkranın ikinci cümlesi gereğince, gizliliğin görüntü veya seslerin kaydedilmesi suretiyle gerçekleşmesi halinde verilecek cezanın bir kat artırılacağı düzenlenmiş olup, incelenen dosyada; sanık ...'in, daha önce odaya yerleştirdiği gizli kamera ile kız arkadaşı olan mağdur ...'in cinsel mahremiyetine ilişkin özel görüntülerini kaydettiği ve gerek sanığın savunmasına gerek mağdurun beyanına göre 05.07.2012 tarihinden önce kaydedilen görüntülerin varlığından 30.01.2014 tarihinde haberdar olan mağdurun aynı tarihte şikayette bulunduğu dikkate alındığında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği yani görüntülerin kaydedildiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun kararın gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak tayin edildiği açıklanarak, sanığın TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrası gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ve suç tarihi hatalı olarak şikayet tarihi olan 30.01.2014 tarihi olarak kabul edilip, suç tarihindeki yanılgılı kabule göre de hükmedilen cezanın 6352 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile yapılan değişiklikten sonraki TCK'nın 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bir kat artırılması gerektiği nazara alınmaksızın sanığa eksik ceza hükmolunması,
b) Sanığın gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nın 63/1. madde ve fıkrası gereğince hükmedilen hapis cezasından indirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Adli emanetin 2014/30 sırasında kayıtlı suçun işlenmesinde kullanılan bir adet siyah renkli gizli kamera cihazının TCK'nın 54/1. madde ve fıkrası gereğince müsaderesine, aynı emanete kayıtlı mağdurun özel görüntülerinin yüklendiği ve sanık tarafından boş alana atılmış olan 1 adet 8 GB flash belleğin delil değeri olup, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerektiği nazara alınmaksızın, adli emanete alınan her iki eşyanın müsaderesine karar verilmesi, kanuna aykırı,
d) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.