Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 19.708,82 TL maddi, 23.340,00 -TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya
verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, " Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' yerine "kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kişilere tazminat verilmesi'' ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda az manevi tazminata hükmolunması,
2- Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "20.000,76" TL yerine "19.708,82" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmolunması,
3-Davacının tutuklama tarihi olan 08.02.2012 tarihinden itibaren yasal faiz talep etmesine karşılık, "dava tarihi 07.02.2012 tarihinden" şeklinde yasal faize hükmedilmesi,
4- Davacı ile ilgili yakalama, gözaltına alma, serbest bırakma, tutuklama ve tahliyeye ilişkin müzekkereler ile beraat kararı ve kesinleşme şerhine dair gerekli tüm belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek okunaklı şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak, kesinleşme şerhli karar örneğinin davacıya tebliğ edilip edilmediği veya davacının hakkında verilen beraat kararının kesinleştiğini öğrenip öğrenmediği hususu araştırılıp, dolayısıyla 25.06.2014 tarihinde açılan davanın süresinde açılıp açılmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve davacı açısından tazminat talep etme şartlarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün belirtilen sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy