Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi: 12.02.2015
Suç: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1,58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Olay gecesi 1.74 promil alkollü araç kullandığı anlaşılan sanık hakkında, kastın yoğunluğu, tehlikenin ağırlığı, suçun işleniş biçimi nazara alınarak TCK'nın 61/1. maddesi uyarınca, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararın gerekçe kısmında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, mahkemenin takdirinin sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması yönünde olduğu kabul edilerek, gerekçeli kararın gerekçe kısmındaki “Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2012 tarih 2012/2-168 esas, 2012/1776 karar sayılı emsal nitelikteki ilamında da belirtildiği üzere CMK'nın 231 maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediği hususunun TCK'nın 50/3. maddesinde düzenlenen zorunlu seçenek yaptırıma çevrilmeden önce değerlendirilmesi gerektiğinin kabul edilmiş olması karşısında TCK'nın 50/3. maddesi uygulanmadan CMK'nın 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermek gerekeceği“ ibaresinin çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy