Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm: Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekili, 20/11/2014 havale tarihli dilekçe ile Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15/07/2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19/10/2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 09/01/2008 tarih ve 3584 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescilli 215 numaralı parselde, Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 2. Bölge Müdürlüğü tarafından, sanığa 07/10/2013 tarihli “yeraltı suyu arama belgesi” verildiği, sanığın, söz konusu izne dayanarak anılan parselde su sondajı yaptırdığı, müze müdürlüğünde görevli arkeolog tarafından mahallinde yapılan incelemede, 21/02/2014 tarihinde su sondajı yapıldığının tespit edildiği, dosya kapsamında mevcut tapu kaydı incelendiğinde, beyanlar hanesinde taşınmazın “fenni evraklarında korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı” olduğuna dair 26/02/2014 tarihli, 1. derece arkeolojik sit sınırları içerisinde kaldığına dair 12/05/2014 tarihli şerhlerin bulunduğu, sanığın savunmasında, 30 yıldır araziyi kullandığını, su kullanma izni için başvurduğu sırada taşınmazın sit alanında kaldığını öğrendiğini beyan ettiği, Alaşehir İlçe Yazı İşleri Müdürlüğünün 10/07/2014 tarihli, İzmir II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 05/09/2014 tarihli cevabi yazılarında, bölgenin sit alanı olarak tescil edilmesine ilişkin ilan yapıldığına dair herhangi bir belgeye rastlanılamadığının Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiği, sanığın, yeraltı suyu arama belgesi aldıktan sonra, Orman ve Su İşleri Bakanlığı DSİ 2. Bölge Müdürlüğünden aldığı izne dayanarak su sondajını yaptırdığı anlaşılmakla, “sanığın kamu idaresinin su arama izni doğrultusunda faaliyette bulunduğunun sabit görüldüğü” şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, suçun unsurlarının oluşmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.