Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince
mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Olay günü saat 20.45 sıralarında, 37 dakika sonra yapılan ölçüme göre 95 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın idaresindeki otomobili ile meskun mahalde, bölünmüş, 6,5 metre genişliğinde, asfalt kaplama, kuru yüzeyli, aydınlatması bulunan yolda, gece vakti, açık havada seyri sırasında sol gerisinden gelen resmi konvoya eskortluk eden ve kendisinden geçiş kolaylığı isteyen polis memuru katılan ...'ın idaresinde bulunan ve geçiş üstünlüğüne haiz resmi motosiklete görülür ve duyulur işaretleri açık olmasına rağmen yol vermediği, katılanın yol istemek amacıyla sanığın otomobilinin sol yanına yanaşarak sanığın otomobili ile refüj arasında bir süre daha seyrine devam ettiği, sanığın aracını geçtikten sonra ön ilerisinde seyreden ve trafik sıkışıklığı nedeniyle duran tanık ...'in idaresindeki otomobile arkadan çarptığı, katılanın orta derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, oluş ve dosya kapsamına göre sanığın eyleminin, alkolün etkisiyle ve kasıtlı şekilde geçiş üstünlüğüne haiz motosiklete geçiş kolaylığı sağlamamak olduğu, ancak bu eylemin meydana gelen kaza olayında bir etken olarak kabul edilemeyeceği, katılanın kendi beyanından da anlaşılacağı üzere sanığın aracını geçtikten sonra bir süre seyrine devam ederek ön ilerisindeki araca çarptığının anlaşıldığı ve katılanın meydana gelen kaza olayında tam kusurlu olduğu, taksirle yaralama suçu bakımından sanığa yüklenecek kusur bulunmaması sebebiyle mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Oluş ve dosya kapsamına göre, sanığın idaresindeki aracı ile 37 dakika sonra yapılan ölçüme göre 95 promil alkollü vaziyette araç kullandığı ayrıca resmi konvoya eskortluk eden ve kendisinden geçiş kolaylığı isteyen polis memuru katılan ...'ın idaresinde bulunan ve geçiş üstünlüğüne haiz resmi motosiklete görülür ve duyulur işaretleri açık olmasına rağmen alkolün etkisiyle ve kasıtlı olarak yol vermediği, bu şekilde sanığın alkollü araç kullanarak ve kasıtlı olarak kural hataları yaparak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK'nın 179/3-2 maddelerinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında TCK'nın 89/1. madde ve fıkrasında düzenlenen taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy