Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm: Düşme
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...’in kardeşi sanık ... ile kendisini aldattığından şüphelendiği eşi katılanın, kimlerle görüştüğünü öğrenmek amacıyla, 13.12.2010 tarihinde,diğer sanık ...’nin çalıştığı ...bayisine gidip katılana ait cep telefonu numarasının görüşme detaylarını talep ettikleri ve kayıtların gönderilmesini sağladıkları iddia edilen olayda,
Haberleşme sürecinin taraflarını ve zamanını gösteren bilgiler, “kişisel veri” kapsamında olup, katılanın ne zaman kiminle hangi sıklıkla ve ne kadar süreyle görüştüğüne ilişkin kişisel verilerinin yazılı olduğu belgeleri hukuka aykırı olarak ele geçiren sanık hakkında, TCK'nın 136/1. maddesinde tanımlanan verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçu kapsamında değerlendirilip tartışılması gerektiği gözeltilmeden suç vasfında yanılgıya düşerek şikayet yokluğu nedeniyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.