Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/1-e, 62, 51/1-3, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafıinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan ...'ın tüp bebek yöntemiyle sanık doktorun tedavi ve gözetiminde gebe kaldığı, gebeliğinin 18. haftasında ortaya çıkan sancı şikayetiyle sanık doktora telefonla ulaşmasının ardından, sanık doktorun yönlendirmesiyle. Özel ... Hastanesi'ne giderek kendisine müdahale edilmesini sağladığı, sanık doktorun bu aşamada katılanın müracaat ettiği hastaneye bizzat gitmediği ancak o esnada hastanede bulunan nöbetçi doktor ve ebe hemşire ile telefon irtibatı sağlayarak katılanın şikayetleri doğrultusunda yapılması gereken işlemler konusunda bilgilendirmede bulunduğu, bu durumun mahkemece tanık olarak dinlenen nöbetçi doktor ve ebe hemşire beyanları ile de sabit olduğu, sanık doktorun talimat ve yönlendirmeleriyle katılana uygulanan serum ve antibiyotik tedavisinin ardından katılanın ağrılarının giderilmesiyle katılanın yaklaşık üç saat sonra taburcu edildiği, katılanın taburcu olduktan sonraki gün kanamasının başlaması üzerine yeniden sanık doktorla telefon irtibatı kurulmasını takiben Özel ... Hastanesi'ne kaldırıldığı ve burada sanık doktor tarafından yapılan müdahaleye rağmen düşüğün gerçekleştiği olayda; soruşturma evresinde Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesi marifetiyle tanzim ettirilen raporda özetle sanık doktorun katılanı ilk şikayetinin olduğu akşam bizzat muayene etmeden telefonla nöbetçi ebeye talimat vererek tetkik ve tedaviyi yönlendirmesi nedeniyle kusurlu olduğunun, bununla beraber fetusun ölüm nedeninin bilinemediğinin ve zamanında tanı ve tedaviye rağmen fetus ölümünün gerçekleşebileceğinden, uygun tanı ve tedavi yapılması halinde meydana gelen neticenin engellenip engellenemeyeceğinin bilinemediğinin belirtildiği, hükme esas alınan bu rapordan sanık doktorun katılanı bizzat muayene etmiş olması halinde dahi meydana gelen sonucun ortaya çıkabileceği sonucuna ulaşılması gerektiği, sanığın katılanı bizzat muayene etmeyişinin tıbbi bir eksiklik olarak nitelendirilebileceği, belirtildiği şekilde sanığın meydana gelen neticede taksir düzeyinde bir kusurunun bulunmadığı ve beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülüp, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy