Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanıkların beratine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklara isnat edilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesi kapsamında kalan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı Kanunun 139/1. maddesi uyarınca soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, katılanın 14.01.2013 tarihinde vekili aracılığla vermiş olduğu şikayet dilekçesinde sanıkların atılı eylemleri 28.03.2012 tarihinden beri devam ettirdiklerini bildirmesi karşısında, 14.01.2013 tarihinde sanıklar hakkında şikayetçi olduğu, bu hali ile altı aylık yasal şikayet süresini kaçırdığı, dosya içeriği itibariyle de, CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanıklar hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanıkların beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanıklar hakkındaki davanın TCK'nın 134, 139/1, 73/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy