Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/01/2015 tarihli, 2014/267-2015/35 sayılı ilamının dosyaya getirilmediği ancak sanığın adli sicil kaydına göre 4320 sayılı Yasanın 2/son maddesi gereği verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğunun anlaşıldığı, ancak 20/03/2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08/03/2012 tarih ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14/01/1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmeden, adli sicil ve arşiv kaydındaki diğer ilamlar açısından da tekerrür koşullarının gerçekleşmediği anlaşılan sanık hakkında, anılan karar nedeniyle TCK'nın 58/6-7. maddesi uyarınca “mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmasına” hükmedilmesi,
2-TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla, 18 yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetine ilişkin Yasanın yürürlükten kalktığı, diğer mahkumiyet hükümlerinin ise seçenek tedbirden ibaret olması ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması nedeniyle, hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının TCK'nın 50/3. maddesi gereğince aynı Kanun'un 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,
3-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yönünden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi ve sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy