Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : Beraat
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2797 sayılı Yargıtay Yasası'nın 6545 sayılı Yasa ile değişik 14. maddesinde; “... mahkûmiyet dışındaki kararlarda ise iddianamede veya iddianame yerine geçen belgedeki nitelendirme esas alınır.” hükmü yer almaktadır. Yasa, sevk maddelerine değil, iddianamedeki tavsife ağırlık tanımıştır. Bu nedenle Ceza Dairelerinin görevinde Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere tavsif esas alınmalıdır.
İncelenen dosya kapsamına göre; suç tarihi itibariyle 12 yaşında olan katılanın kalbinde oluşan rahatsızlık nedeniyle kardiyoloji bölümüne müracaat ettiği, aynı bölümde hemşire olarak çalışan sanık tarafından karın ve göğüs kısmına holter cihazı takıldığı, daha sonra katılanın ve yasal temsilcisinin rızasını almadan bel bölgesinden üst tarafı açık ve göğüsleri görünür vaziyette katılanın resmini çektiği şeklinde gerçekleştiği iddia edilen eylemin TCK’nın 226/3. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçu oluşturduğu bu suçu inceleme görevinin Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait olduğu,
Sevk ve nitelendirmeye, Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunun 8. maddesi ile değişik 14. maddesi uyarınca hazırlanan 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı Yargıtay Büyük Genel Kurul kararı gereğince temyize konu hükmün incelenmesi Yargıtay 18. Ceza Dairesine ait bulunduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE,dosyanın ilgili Daireye GÖNDERİLMESİNE, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy