Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sanığın, 13//11/2014 tarih saat 02:00 sıralarında idaresindeki aracı ile seyir halinde iken, kolluk güçlerinin dur ihtarına uymayıp kaçtığı ve izini kaybettirdiği, olaydan iki saat sonra trafikte seyir halinde olduğu başka ekip tarafından görülen sanığa dur ihtarında bulunulduğu, ancak sanığın yine dur ihtarına uymayarak kaçtığı ve akabinde yakalandığı, alkolmetreye üflemeyi reddettiğinden dolayı sanıktaki alkol miktarının tespit edilemediği, sanığın dışa yansıyan davranışları ile ilgili olumsuz bir tespit ve açıklama içeren herhangi bir rapor tanzim edilmediği, alkollü olduğu iddia edilen ancak kaç promil alkollü olduğu tespit edilemeyen sanığın almış olduğu alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair dosya kapsamında bir delil mevcut olmaması karşısında, atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçelere dayalı olarak, sanık hakkında, mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, sanığın adli sicil kaydında bulunan Karacabey 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12/04/2013 tarihli, 2012/12 esas ve 2013/42 karar sayılı, 26/03/2014 tarihinde infaz edilen TCK'nın 86/2. maddesi gereğince hükmedilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınabilecek en ağır cezayı içerdiğinin anlaşılmasına rağmen tekerrür hükümleri uygulanırken bu ilam ile birlikte aynı mahkemenin 2011/13 Esas 2013/21 Karar sayılı ilamın da gösterilmesi,
İsabetsiz olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.