Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 53/1, 58, 5275 sayılı Yasanın 108/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın hakkında erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Suç tarihinde sanığın idaresindeki aracını sert bir şekilde fren yaparak döndürdüğü, bu durumun trafik zabıtasınca tespit edildiği ve sanığın alkolsüz olduğunun anlaşıldığı olay ile ilgili sanık hakkında kurulan hükümde; 5237 sayılı TCK'nın 179/3. maddesi yollamasıyla TCK'nın 179/2. maddesi gereğince hüküm kurulmuşsa da, kamu davasının TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca açıldığı ve sanığın alkollü olmaması sebebiyle TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken, TCK'nın 179/3. yollamasıyla TCK'nın 179/2. maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-TCK'nın 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca 5275 sayılı Kanunun 108/4. maddesi gereğince infazı kısıtlar biçimde 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
3-Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. paragrafındaki "eylemine uyan TCK'nın 179/3-2" ibaresinin hükümden çıkarılması yerine, "TCK'nın 179/2" ibaresinin yazılması, hüküm fıkrasının beşinci bendinin üçüncü paragrafının hükümden çıkarılması, hükmün 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK'nn 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan, aynı Kanun'un 53/2. maddesi gereğince, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun'un 53/3. maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK'nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy