Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal, Şantaj
Hüküm : TCK'nın 134/2, 62,53/1; 107/1, 62/1, 52/2, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal ve şantaj suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan ... hakkında açılmış kamu davası bulunmadığından, katılan ... vekilinin dosya kapsamına konu olan olaylarının sorumlusunun katılan ... olduğuna ilişkin temyiz talebinin, temyiz incelemesine konu bir karar bulunmadığından reddine;
2- Sanığın şantaj suçuna ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
3- Sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanığın ikrarını içeren savunmasına göre; suç tarihi itibariyle 18 yaşından küçük katılanın çıplak fotoğrafını ele geçirip, katılanın 18 yaşından küçük kuzeni tanık ...’a göndermesi şeklinde sübut bulan olayda;
A) Katılanın cinsel ve fiziksel mahremiyetine ilişkin çıplak görüntülerini, onun bilgisi dışında, yayan sanığın eyleminde TCK'nın 134/2. maddesinde tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun yanı sıra toplumun sahip olduğu ortak ar ve haya duygularını, yerleşik edep kurallarını incitici ve genel ahlâka aykırı nitelikteki müstehcen görüntüyü 17 yaşındaki tanığın görmesini sağladığı eylemin TCK'nın 226/5. maddesinde tanımlanan müstehcenlik suçunun da oluştuğu, bir fiili ile birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olan sanığın, TCK'nın 44. maddesi gereğince, daha ağır cezayı gerektiren müstehcenlik suçundan cezalandırılması, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan ise hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak, sanık hakkında, TCK'nın 134/2. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
B) Sanığa isnat edilen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun 5271 sayılı CMK'nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma hükümleri uygulanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
A) Sanık hakkında TCK'nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
B) Gerekçeli karar başlığında ve hükmün gerekçesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun sübut bulduğunu kabul edilip uygulama yapılırken hüküm fıkrasında “Kişisel verileri” ibaresine yer verilerek çelişki oluşturulması,
C) Suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6352 sayılı yasa ile değişik TCK’nın 134/2 maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun temel cezasının alt sınırının 2 yıl hapis cezasını gerektirdiği gözetilmeden, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği belirtilmesine rağmen alt sınırında altında olarak 1 yıl 6 ay hapis cezasının belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy