Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 1.100 TL maddi tazminat, 2.412,50 TL nakdi kefalet
faizi ve 4.000 TL manevi tazminatın davalıdan
alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davacı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Davacı vekilinin, 23.03.2016 tarihinde yüzüne karşı verilen hükmü, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesindeki 1 haftalık yasal temyiz süresinden sonra 21.04.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak, REDDİNE,
2- Davalı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesine gelince;
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davacı tarafça dava dilekçesinde ve Dairemizin 07.09.2015 tarih, 2014/18979 Esas – 2015/12588 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde faiz talebinde bulunulmadığı, davacı vekilinin bozma ilamından sonra hakediş tarihinden itibaren yasal faiz talep ettiklerini belirttiği, dava dilekçesinde faiz talebinde bulunulmaması halinde ıslah suretiyle faiz talebinde bulunulabileceği, ancak bu hakkın Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10-3 sayılı kararında da belirtildiği üzere bozma ilamından önce kullanılması gerektiği dikkate alınarak faize hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile davacı lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına tutuklama tarihinden itibaren yasal faize hükmolunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün
bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1 ve 3 numaralı bentlerindeki ''19.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile'' ibarelerinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy