Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3, 62, 50/3, 52/2-4, 50/6. maddeleri
gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediğinin sanığa sorulmasından sonra, sanığın kabul etmesi halinde, 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, “sanığa hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, 30 gün hapis cezasının altında kaldığı ve 5237 sayılı TCK’nun 50/3 fıkrası gereğince, bir günü 5237 sayılı TCK’nun 52/2. fıkrası gereğince paraya çevrilmesi gerektiğinden hakkında CMK nın 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasına yer olmadığına” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
2-İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınıp, 155 promil alkollü olarak motosiklet kullandığı sırada tek taraflı kaza yapan, şikayetçi olmayan bir kişinin ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini,
3-Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesine yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
4- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında TCK'nın 52/4. maddesi gereğince, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi gerekir iken, TCK'nın 50/6. maddesinin tedbirlerle sınırlı olduğu ve hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde TCK'nın 50/6 maddesi gereğince de ihtarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince, tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy