Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK'nın 179/3, 62/1, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3, 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Manisa (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2014 tarihli ve 2013/774 esas, 2014/158 karar sayılı kararının 18.03.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 31.08.2014 tarihinde “Tehdit” suçunu işlediği ve Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2014 tarih ve 2014/555-2014/390 sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 27.10.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli ve 2014/944-2015/32 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın olay günü saat 02:20 sıralarında meskun mahalde, 9 metre genişliğindeki asfalt kaplama düz bölünmüş yolda, doktor raporuna göre 1,71 promil alkollü vaziyette ve yanında yolcu olarak bulunan müşteki ... ile birlikte seyir halindeyken, sağa dönüş yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yol kenarında bulunan bariyerleri devirip Tedaş otoparkına araç ile birlikte düşerek, müşteki ...'ün kaza sebebiyle 29.10.2013 tarihli geçici doktor raporuna göre; “hayati tehlike geçirecek ve sağ frontalde çökme fraktürü” oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu olayda; TCK'nın 89. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, 1. fıkra kapsamına giren yaralama hariç suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde kovuşturmanın şikayete bağlı olmayacağı gözetildiğinde, sanığın eyleminde bilinçli taksirle nitelikli yaralama suçundan TCK'nın 89/1 ve 89/ 2-b maddelerinin uygulanma ihtimali bulunması karşısında öncelikle, müşteki ...'ün kat'i doktor raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
2-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 1,71 promil alkollü olarak seyir halindeyken, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğu somut olayda, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayini,
3-Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesi olan 5237 Sayılı TCK'nın 179/2. maddesine yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy