Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Her iki sanık hakkında; TCK’nın 85/1, 62/1, 52/2-4
maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/5. maddesinde yer alan, "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda beşinci fıkra kapsamına girecek şekilde bilinçli taksir halinin gerçekleşmediği, yaralanan mağdur ...’ nun 28.07.2012 tarihli kolluk ifadesinde sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmiş olduğu, 04.02.2014 tarihli duruşmada şikayetçi olduğunu beyan etmesi ve katılma talebinde bulunması üzerine verilen katılma kararı usulsüz olup bu sıfatla hükmü temyiz hakkı da bulunmadığından 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK' un 317. maddesi uyarınca katılan vekilinin temyiz isteminin REDDİNE,
2- Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...’ın babadan kalan dört katlı ve 35 yıllık binanın çatı, kapı, boyama, mutfak v.s bölümlerinin tadilatının yapılması işini üstlendiği, binanın sağ ve sol taraflarında bulunan “çıkma balkon” olarak tabir edilen balkonun demir korkuluklarının değişmesi işinin demirci ustası olan sanık ... ile anlaştığı, demirci ustası sanık ... yanında iki işçi ile birlikte binanın birinci ve ikinci katındaki balkon demirlerini söktüğü, üçüncü katındaki demirlerin söküldüğü esnada, iskele ile birlikte balkonun çökmesi sonucu, göçük altında kalan iskele üzerindeki işçi ...’ın öldüğü, kollukta şikayetçi olmayan diğer işçi ...’ün ise kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; sanık ...’in mahkemedeki beyanında, binanın tadilat işini müteahhit ...’a verdiği, yine mahkemede dinlenen tanık ... , ve ...’ın binanın değişik yerlerinin tadilat işi için ... ile anlaştıkları ve paralarını da ...’den aldıklarını söylemeleri, ...’ın tanık olarak alınan ifadesinde “..sanık ...’in benden iyi bir demirci ustası bulmamı istemesi üzerine Alaeddin’i önerdim” şeklindeki ifadeleri karşısında; ... hakkında Kilis Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/7318 soruşturma numarası ile soruşturmaya başlanıldığının sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesinde belirtilmesi üzerine, dava açılması halinde, açılan davanın incelenen dosya ile birleştirilip, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy