Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1-2-b-3-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile malen sorumlu vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve malen sorumlu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın ... seferini yapan bölgesel ekspres treninde kondüktör olarak görev yaptığı, trenin saat 19:00 da yolcu indirmek ve bindirmek için Çukurbük tren istasyonunda durduğu, kapıların açıldığı, yolcuların iniş-biniş işlemi tamamlandıktan sonra kondüktör olan sanıktan tamam işareti alan makinistin treni hareket ettirdiği esnada, katılan ...'ın trenden düşerek nitelikli şekilde yaralandığı olayda; katılan ...'ın alınan beyanında, kapısı açık olan trenin aniden hareket etmesinden dolayı dengesini kaybederek açık olan kapıdan düştüğünü ifade ettiği, sanığın alınan beyanında, katılanın nasıl düştüğünü görmediğini, vagonun kapılarını kapattıktan sonra makiniste kalkış işareti verdiğini beyan ettiği, dosyada mevcut 06/09/2013 tarihli bilirkişi heyet raporunda, trenin kapılarının olması gerekenin aksine manuel olarak da açılabildikleri, kapıları otomatik olarak açıp kapatan ve tren hareket ettikten sonra da açılmasını engelleyen bir sistemin mevcut olmadığı, trenin, vagonun kapısı açıkken mi hareket ettiği veya tren hareket ettikten sonra katılan tarafından kapının açılıp açılmadığı hususunun tespit edilemediğinin belirtildiği, olay yerini gösteren kamera kaydı bulunmadığı gibi olayı gören görgü tanığı da bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince atılı suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi gereğince tayin edilecek temel cezanın TCK'nın 89/3-b maddesi ile artırılması ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, temel cezanın önce TCK'nın 89/2-b maddesi ile, artırılıp bu cezanın da TCK'nın 89/3-b maddesi ile arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "sanığın güttüğü amaç, saik" gerekçelerine dayanılmayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy