Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52/2-4, 5275 sayılı yasanın 106/3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yokluğunda verilen 17.09.2015 tarihli hükmün tebliği için sanığın duruşmada beyanı alınırken bildirdiği son adresine çıkarılan tebligatın taşındığı gerekçesiyle iade edilmesi karşısında, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine 11.01.2011 tarihli ve 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne göre, sanığın mernis adresi araştırılarak, mernis adresinin bulunması halinde mernis adresine, bulunmaması halinde ise, Tebligat Kanunu'nun diğer hükümleri kapsamında tebliğ yapılması gerekirken, sanığın kovuşturma evresinde bildirdiği adresi esas alınıp, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre, gerekçeli kararın tebliğ edildiği anlaşıldığından, sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilip, buna dair belgeler ile verilmesi halinde temyiz dilekçesinin ve bu konudaki ek tebliğnamenin eklenerek iadesinin temini için mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy