Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, 186 promil alkollü olarak araç kullanan ve tek taraflı kaza yapan sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan ceza tayini,
2-Adli sicil kaydından sabıkasız olduğu anlaşılan ve cezası ertelenen sanık hakkında, CMK'nın 231/6.maddesinde öngörülen koşulların, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte, denetime olanak verecek şekilde, somut gerekçeler gösterilmek suretiyle değerlendirildikten sonra, maddenin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerekir iken, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep edip etmediği sorulmadan “ sanığın 231. Maddenin uygulanmasına dair bir talebi olmadığı dikkate alınarak 5728 Sayılı Kanunun 562 madde ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin lehe uygulamanın sanık hakkında uygulanamayacağının tespiti ile uygulanmasına yer olmadığına” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile CMK'nın 231. maddesinin uygulanmsaına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
TCK'nın 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, TCK'nın 50. maddesinin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanık ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy