Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; TCK'nın 179/3-2, 62/1, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3-2, 62/1. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair İzmir (Kapatılan) 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 11/11/2009 tarihli ve 2009/1214 esas, 2009/1207 karar sayılı kararının 24/11/2009 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde 06/08/2010 tarihinde “Tehdit” suçunu işlediği ve İzmir (Kapatılan) 9.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 29/07/2011 tarih ve 2010/1709- 2011/1190 sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 26/06/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/1073-2016/351 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sevk ve idaresindeki araç ile 91 promil alkollü vaziyette, gece vakti virajlı yolda direksiyon hakimiyeti kaybederek tek taraflı trafik kazasının meydana geldiği ve kazada sanığın kendisinin yaralandığı olayda; tüm dosya kapsamından sanığın aldığı alkolün etkisiyle güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine ve kazanın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğine dair bir delil ve sanığın dışa yansıyan davranışları ile ilgili bir tespitin bulunmadığı, TCK'nın 179/2. maddesinde düzenlenen suçun kasten işlenebileceği dikkate alınarak, sanığın tesiri altında bulunduğu alkol seviyesinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirmediği suç tarihi de nazara alınarak unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de ;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrası uyarınca ancak, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında durumunun değerlendirilerek, kısmi infaz veya koşulların varlığı halinde TCK'nın 50. ve 51. maddelerinin uygulanması suretiyle yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabileceği gözetilmeksizin, yeniden suç işleyen sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi yerine, yükümlülük belirlenmeyen sanık hakkında zorunluluk hali de bulunmadığı halde hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy