Mahkemesi:Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 179/2, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü, saat 07:15 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken ışık kontrollü kavşağa kırmızı ışık ihlali yaparak geldiğinde, sol tarafından kavşağa giren bir başka otomobil ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, sanığın aşamalardaki tutarlı savunmalarında, rahatsızlığı nedeniyle tedavi gören babasının ambulans tarafından ... il merkezindeki ... Devlet Hastanesine getirildiğini, adı geçen hastaneye gittiğinde, babasını, daha önceden tedavi olduğu ...Tıp Fakültesi Hastanesine götürmek istediğini söyleyerek, imza karşılığında hastaneden çıkardığını, daha sonra, ... Tıp Fakültesi Hastanesine doğru dörtlülerini yakarak seyir halinde iken babasının nöbet geçirmeye ve nefes alamamaya başladığını, babasını o vaziyette görünce kırmızı ışıkta durarak vakit kaybetmek istemediğinden, dörtlüler açık olduğu halde kırmızı ışıkta geçtiğini ve sonrasında kazanın meydana geldiğini söylediği, Uyap'ta yapılan araştırmada da, sanığın babasının 16/09/2015 tarihinde öldüğünün belirlendiği anlaşılmakla; sanığın babasının, olay günü, tedavi amacıyla ... Devlet Hastanesi ile ... Tıp Fakültesi Hastanesine götürülüp götürülmediğinin, hastane kayıtları getirtilmek suretiyle araştırılması, ayrıca, dosya içerisinde mevcut maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki verilerden yararlanılarak,...Tıp Fakültesi Hastanesinin, sanığın kırmızı ışıkta geçtiği yol güzergahı üzerinde bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, böylece sanığın savunmasına ilişkin deliller toplandıktan sonra suç kastı bakımından değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1- 5271 sayılı CMK'nın 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği, bu kapsamda, sabıkası olmayan sanığın, istinabe yoluyla yaptığı savunmasında, istemeyerek kazaya sebebiyet verdiği için çok pişman olduğunu söylediği, olay nedeniyle aracı zarar gören ...'nin sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, sabıkasız olması gerekçe gösterilerek sanık hakkında takdiri indirim hükmünün uygulandığı anlaşılmakla; “dosya kapsamından ve duruşmada gözlenen kişiliğinden edinilen kanaate göre, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesi halinde yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılmadığı” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Tayin edilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine” karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy