Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : Beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanıkların beraatine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin toplantının aleni olmadığına ve suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
...Pancar Ekicileri Kooparatifi Yönetim Kurulu Başkanı olan katılan ...’in suç tarihinde kooparatif üyeleri ile yapmış olduğu toplantının sanık ... tarafından izinsiz kayıt altına alındığı ve bu kaydın kooparatifin eski başkanı olan ... tarafından basına verildiği ve ayrıca katılan hakkında bulunduğu suç duyurusu dilekçesine eklemek sureti ile adli makamlara verdiği iddia edilen olayda;
Dosya içerisinde bulunan 13.11.2014 tarihli Araştırma Tutanağı başlıklı rapor içeriğine göre sanık ...’nın elinde cep telefonu bulunduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında atılı suçtan dava açıldığının anlaşıldığı ancak söz konusu cep telefonu üzerinde herhangi bir teknik incelemenin yapılmadığı ve söz konusu iddiaların kuşkuya yer vermeyecek şekilde aydınlatılmadığı, aradan geçen süre nedeniylede teknik delil elde edilme imkanının kalmadığı, bu hali ile sanık ...’nın atılı şuçtan mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delilin bulunmadığı gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken aynı maddenin (b) bendinde düzenlenen sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile beraatine karar verilmesi,
Sanık ...’in katılan ... hakkında suç duyurusuna delil olarak eklediği ve aksinin ispat edilemediği savunmasınına göre facebook adlı internet sitesinden aldığı konuşma kayıtlarını adli makamlara vermesi şeklinde gerçekleşen olayda söz konusu içerikleri üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın,katılan hakkındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken,aynı maddenin (b) bendinde düzenlenen sanığın atılı suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesi ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin, “Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince sanık ...’nin beraatine”, (2) numaralı bendinin, “Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanık ...’ın beraatine,” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy