Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK'nın 89/1, 89/2-b-e, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında TCK'nın 89/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken tercihen hapis cezasına hükmolunduğu, aynı Kanunun 50/2. maddesinde suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmolunmuşsa artık belirlenen cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmakla, tebliğnamede sanık hakkında yetersiz gerekçe ile aynı Kanunun 50. maddesinin uygulanmamış olması gerekçesiyle bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusur durumuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin yetersiz gerekçe ile uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazının reddine, ancak;
Hükmün gerekçe kısmında sanık hakkında belirlenen cezanın TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmesi gerektiğinin belirtilmiş olmasına rağmen, hüküm kısmının (1) no'lu maddesinin beşinci paragrafında sanığın geçmişteki hükümlü kişiliği ve suçu işledikten sonra pişmanlık duymaması gerekçesi ile TCK'nın 51. maddesi uyarınca erteleme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy