Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 50/1-a, 52, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın idaresindeki araç ile yanında arkadaşı var iken, meskun mahal ve 10 metre genişliğindeki iki yönlü yolda, kaldırım ve korkuluklara çarptığı ve sanığın alkol testi yaptırmak istemediği olayda; alkollü olduğunun doktor raporunda koklamakla tespit edildiği, karakola getirilen sanığın, davranışlarından alkollü olduğuna dair polis memuru tanıkların ifadeleri dikkate alındığında, sanığın alkollü araç kullandığı konusunda şüphe bulunmamakla beraber, promil miktarının tespit edilememesi karşısında, temel cezanın asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, temel ceza belirlenirken, TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği gözetilmeden, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, temel hapis cezası 1 yıl olarak olarak belirlenmek suretiyle, sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Kasıtla işlenen suçlarda TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin geri alınması tedbirinin uygulanamayacağı dikkate alınmaksızın, sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
3- Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin hüküm fıkrasında, TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yapılması gerekirken, infaz aşamasında nazara alınması gereken, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının kamuya yararlı işte çalıştırmaya çevrileceğinin ihtarına hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy