Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK'nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile TCK' nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62, 50/1-a, 52/2-4.maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonucunda 07/06/2011 tarihli karar ile sanığın TCK'nın 179/3-2, 62. ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 15/06/2011 tarihinde kesinleştiği, daha sonra sanığın 10/11/2012 tarihinde tekrar trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği sabit kabul edilerek Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12/09/2013 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada. 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik inceleme yapıldığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 193 promil alkollü olarak araç kullandığı gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nesafete uygun bir ceza yerine alt sınırdan ceza tayini,
2- Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme kısmen uygun olarak CMUK'un 326/son maaddesi gözetilerek ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 12/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy