Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm: TCK'nın 179/3-2, 58/6-7 maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-5275 sayılı Kanunun 108/3. maddesi hükmü uyarınca ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda hükümlünün koşullu salıvermeden yararlanamayacağı gözönüne alınarak, sanığa ait tekerrüre esas alınan İzmir 17.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/75-399 sayılı ilamında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulandığı anlaşılmakla, ikinci kez mükerrir olan sanığın denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanamayacağı gözetilmeksizin, denetimli serbestlik hükümlerinden yararlanmasına karar verilmesi,
2- Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, kolluk kuvvetleri tarafından yol kontrolünde 149 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, hak ve nesafet kurallarına uygun bir ceza tayini yerine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak CMK'nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 07.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.