Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62/1, 53/1-3, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işlenmiş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın 185 promil alkollü olarak araç kullandığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine alt sınıra yakın ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek yeterlilikte alkollü olmadığına ilişkin temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Konya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/244 Esas, 2014/770 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin, TCK'nin 141/1 maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK'nin 141/1 maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 7/2. maddesi uyarınca "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nin 254. maddesi uyarınca ayni Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usulüne göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra bahse konu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı
CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy