Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : Beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan ...'in, dosyada mevcut nüfus kaydına göre, hükümden sonra, 10.09.2015 tarihinde öldüğü, CMK'nın 243/1. maddesi gereğince katılma kararının hükümsüz kaldığı ve vekalet ilişkisinin sona erdiği, ölenin mirasçılarının Dairemizin 11.05.2016 tarihli tevdi kararı gereğince kendilerine yapılan tebliğe rağmen kararı temyiz etmedikleri ve temyiz edenin hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz edenin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
B) Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesine gelince;
İlçe emniyet amiri olan mağdur ... tarafından, ilçe emniyet amirliğinde trafik polisi olarak görev yapan sanık ...'e, trafik denetimi esnasında durdurduğu araçları kantara çıkarmadan ve tonajı mevzuata aykırı olduğu tespit edilen araçlarla ilgili idari para cezası uygulamadan önce, araç sürücülerini kendisine yönlendirmesi söylendiği halde, sanığın, mağduru bilgilendirmeksizin, iki araçla ilgili işlem yapmasının ardından bu konuyu görüşmek için mağdur tarafından ilçe emniyet amirliği lokalinde yapılan toplantıdaki konuşmaların sanık tarafından kalem kamera ile gizlice kayda alındığı olayda,
Sanığın, mağdur tarafından kanuna aykırı emir verildiği düşüncesine kapılmasının ardından, mağdurun güvenlik hizmetlerine destek için kurulan derneğe bağış yapılmasını sağlamak niyetiyle araç sürücülerine ceza yazılmasını engelleyip, görevini kötüye kullandığına dair iddialarını ispatlama ve kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanığa yüklenen TCK'nın 133/2. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle CMK'nın 232/2-c maddesi gereğince suçun işlendiği tarihin gerekçeli karar başlığında gösterilmesi zorunluluğu bulunmamasına rağmen 15.10.2012 olan suçun işlendiği tarihin 12.02.2013 olarak gerekçeli karar başlığına yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı kabul edilmiştir.
Adli emanete alınan 1 adet CD hakkında bir karar verilmemesi, bu konuda mahkemesinden her zaman bir karar alınması olanaklı olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, mahalli Cumhuriyet savcısının sanığa atılı suçtan dolayı mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 01.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy